17 Ekim 2013 Perşembe

Bermal - Kemal SİYAHHAN

Yaşamını Barselonada sürdüren Diyarbakırlı Rahman..
Kendisini Diyarbakırda aile içi sorunların ortasında bulan İstanbullu yazar Belgin…
Özgürce varolmaya izin vermeyen hayat koşullarının ağır yüküne dayanamayıp intihar eden bir annenin ardında bıraktığı küçük bir kız çocuğu, Bermal….

İnsanı boğan, özgür birey gelişimini engelleyen, insana nefes aldırmayan geleneksel sorunlu akrabalık ilişkileri, olabilecek en bağnaz yorumlarla şekillenen yoğun dini atmosferin boğuculuğu, kadının değersizliği ve varoluş sorunları, erkek olmak, aile içi çekişmeler, miras kavgaları, şiddet ve korku kültürü, v.s üzerine insanı düşündüren bir hikaye..
Bu bölgede doğup büyüyen pek çok insanın yabancı olmadığı, acısını ve etkisini az veya çok  derinden hissettiği konular..
Rahmanın ruh halini izlerken, İbn-i Haldun’un “coğrafya kaderdir” sözünü daha iyi anlıyor insan.

Altı Çizilenler ;

Düşünmeyi hem aileniz hem de genel koşullar size yasaklamışsa sadece öğrenmeden düşünmeye çalışırsınız, bunun adı çaresizlik ve tükenmektir. Bir çok akrabam kadere boyun eğmek tabirini sık sık kullanır ve hiçbiri mutlu değildir. Sürekli kayıp yaşamlarından bahsederler. /sf:26

Diyarbakır ve ilçelerinde, hatta güneydoğu’nun bir çok yerinde insanların en büyük uğraşıları ve zamanları ibadetle geçer. Benim yaştakilere daha çocukken ilk öğretilen cehennem olgusuydu. /sf:27

Rahman'ın sürekli diken üstünde olması, çocukluktan kalan bir alışkanlık olsa gerek, azarlanacak ya da şiddete maruz kalacak gibi temkinli de denebilir buna. Sinir sistemini çökertecek şekilde gergin durmak, insanın kendine yapacağı en büyük kötülük./sf:36

Şimdiye kadar gezip gördüğümüz her anın içinde korku faktörünün olduğuna şahit olduk. Sanatı, edebiyatı, insanın kendi içindeki güzelliklerin açığa çıkarılmasını bile engelliyor bu duygu. Coğrafyanın en büyük gerçeğinin korku olduğuna ne yazık ki şahit oluyorum. /sf:88

Bizim buralarda onur haysiyet çok önemlidir. Taviz verdiğin zaman itibarın sıfıra düşer, bir çok mesele şiddet yoluyla çözülmeye çalışılıyorsa sırf bu nedendendir. /sf:127

İnsanların özel hayatları yok dendiğinde buraları çok hatırlayacağım, birbirine dayanarak ayakta kalıyorlar, kişisel karar verme yetileri uçup gitmiş. Hele de önemli bir meselede icazet gerekiyorsa aşiretse ağanın, geniş aile ise en büyüklerinin iznine ihtiyaç duyuluyor. Bir kızın kendi başına koca bulması bu görüntü içinde asla söz konusu değil. Bermal’in hayatının sorumsuz bir dayının ağzından çıkacak iki çift söze bağlı olması ne hazin. /sf:148

Akla gelen tüm kalıpların dışına çıkmak ve bu uğurda savaşıp örnek oluşturmak sanıldığı kadar kolay değil bölgede. /sf:152

Hayatın ağır koşulları altında kimsenin aşık olup gönlüne göre biriyle evlenmesini ne bekleyecek zamanı ne de haddi olur? Berdel işin en kolay olanı, kaşına gözüne , sağına soluna bakmadan al gülüm ver gülüm şeklinde bir alışveriş yaptırıyor aşiretlere. /sf:221

9 yorum:

  1. hımm anlatımın bende bu romanı okundurma hissi uyandırdı.Hele ki bazı sözler,benim düşüncelerimin daha kurallı cümlelisi:)
    hayat bazen senin düşündüğünü şık bir tepside intizamlı sunması gibidir....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. @Şükran ! yorumunda yazdığın son söz hoşuma gitti. :) edebiyat eserleri, sanat eserleri çoğu zaman bizim düşündüklerimizi duygularımızı şık tepsilerde intizamlı sunuyorlar.. :)

      Sil
  2. Have a great start of the week!!!!
    xoxo

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Thanks.. also have a great week....

      Sil
  3. hımm değişik konulu bi kitap okumuşsun.
    duymadım.
    üstelik sık sık kitapçılardayım.
    ama kaçıyo işte bazen.
    ama bu yayınevini pek severim he.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. @Deep ! okuyacak o kadar çok güzel kitaplar var ki..
      kitap fuarında yazarın bi söyleşisine katılmıştım. ordan tanıdım bende..

      Sil
  4. Tnx for your lovely comment.... Happy friday!!!!!
    ^_^

    YanıtlaSil

YORUMUNUZ SEVİNDİRİR...