11 Aralık 2013 Çarşamba

Pablo Neruda Şiirler - Türkçesi : Hilmi Yavuz


Birkaç yıl öncesine kadar şiirlerle pek aram yoktu. 40 lı yaşlara girdikten sonra şiirler pek bir sarmaya başladı. J Bu aralar her gün en azından yarım saati  şiir okumaya ayırıyorum. Güzel duygulanımlar yaşatıyor.
Şiir çevirileri genelde pek tat vermez. Pablo Neruda şiirlerinin çevirisi de her ne kadar usta edebiyatçılar tarafından yapılmışsa da çok tat vermedi.
Pablo Neruda'nın kitaba eklenmiş olan konferansından altını çizdiklerim ve güzel bir şiirini paylaşıyorum.

Altı Çizilenler ;

1954 te Pablo Neruda tarafından Şili’nin Santiago Üniversitesi’nde verilmiş olan konferanstan;

Şair yüreği, herkeste olduğu gibi, yaprakları kesilmekle tükenmeyecek bir enginara benzer. Ancak bu yapraklar eti ve kemiğiyle kadınlara, gerçek aşklara ve düşlere yataklık etmekle kalmaz, ayrıca yaşama arzusu ve gururla işlenmiştir. Biraz olsun gururlu olmayan, gerçek anlamda şair değildir. /sf:5

Okuyabilmek için ne uyuyor ne de yemek yiyordum. Kimseye, belirli bir yöntemle okuduğumu söyleyemem. Zaten kim yönteme bağlı okur ki?

Bilgi, kesinlikle içeri sızacak bir delik bulur ve oradan girer. Bazıları için dışavurma bir geometri el kitabıyla olur, bazıları içinse birkaç dize şiir yoluyla. Benim için kitaplar, kendimi yitirdiğim ve yitirmeyi sürdürdüğüm orman yaşantısının ta kendisiydi. Göz kamaştırıcı güzellikteki çeçeklerdi; simsiyah yüksek dallardı, gizemli sessizliklerdi, göksel seslerdi; ama aynı zamanda dağların, eğreltiotlarının ve yağmurların ötesindeki insanların yaşamıydı.

Rahibe görünümlü giysilerinin altından çıkarıp bana bıraktığı kitapları gördüğümde hiç şaşırmadım. Aç kurtlar gibi saldırdım onlara. Böylece Rus yazınının, üzerimde çok büyük etki bırakan ilk ünlü adlarını okumamı sağladı Gabriela.

Sonra bir gün, kalkıp kuzeye gitti. Hiç üzülmedim, çünkü artık binlerce arkadaşım vardı, kitaplardan tanıdığım birçok üzüntü ve acı dolu yaşamla içiçeydim. Dostlarımı nerede arayacağımı biliyordum bundan böyle. /sf:18

Bugün sizi düş kırıklığına uğrattığım için üzgünüm. Çünkü şiirime ilişkin olarak pek bir şey söylemedim. Gerçekte de bu konudan oldukça az anlarım. Bu yüzden, sizinle birlikte, acele etmeksizin çocukluk anılarım içinde şöyle bir gezinti yaptım. Tüm bu bitkilerin, yalnızlıkların ve şiddet ve acı dolu yaşamın içinden… gizli, derin ve gerçek Şiirler çıkacaktır. Şiir, canlı ve cansız varlıkların arasında, onları birbirinden uzakta tutarak değil, tam tersine körcesine bir aşk uzamında kaynaştırarak, adım adım öğrenilir.

Mutluluğa erişmiş bir insanım ben. Kardeşlerimizin kardeşliğine tanık olmak yaşamın en yüce eylemlerindendir. Sevdiklerimizin sevgisini tanımak, yaşamı besleyen ateştir. Tanıdıklarımızın ve de tanıdık olmasa da, düşlerimize ve yalnızlığımıza, karşılaştığımız tehlikelere ve güçsüz yönlerimize ilgi duyan tüm insanların sevgi ve dostluğunu yüreğinde duyabilmek, daha da yüce ve güzel bir duygudur. Çünkü benliğimizi geliştirip güçlendirir ve benliklerin birlikteliğine doğru yol alır. /sf :20-21


ŞİİR

Anımsarım seni ben geçen güzkü halinle

Başında gri beren ve o sakin yüreğin

Günbatımı ateşi oynaşır gözlerinde

Yapraklar dökülürdü nehrine benliğinin


Bir asma dalı gibi dolanırdın koluma

Tatlı, sakin sesinden yaprakların soluğu

Beni sımsıkı saran mavi sümbülümsün sen

Baş döndüren ey ocak, içimin tutuştuğu

Güz kadar uzaklara dalarken bakışların

Gri beren, kuş sesi, avcı kadın yüreği

Uzaklar: acıların göçüp gittiği yerler

Mutlu öpüşlerimin kızıl kor kesildiği

Güverteden gökyüzü, tepelerden tarlalar

Işık, duman ve durgun sudandı anıları

O derin gözlerinde şafaklar yalazlanır

İçinde tutuşurdu kuru güz yaprakları
                                                             Pablo Neruda

14 yorum:

  1. Eşime az mı yolladım şiirlerini...?Çok severim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. @Sinem ! ne güzel... :)
      bu arada ilginç bir tesadüf oldu. ben tam sizin postunuzu okuyup yorum yazıyodum elektrik kesildi. bsayarı açtım ve sizin yorumunuzla karşılaştım. :)

      Sil
  2. 40 lı yaşlar insanın anatomisini değiştiriyor galiba :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. @Oytunla Hayat ! bedenimiz azıcık değişsede ruhumuz formunu koruyor ama... :)

      Sil
    2. Kesinlikle :)
      Benim blogta arka plan sorunu arada yaşanıyor evet. yenileyince geçiyor :) İnşallah bi ara el atıcam :))

      Sil
  3. Love, love, love Pablo Neruda!!!!!!
    :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. @Paola ! what a beautiful. Pleased....

      Sil
  4. şiir candır :) hangi dil de olursa olsun ama iyi çeviri de en az şairin ilhamı kadar önemli. bu da çok güzel bir çeviriymiş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. @kurabiye ! beğendiğine sevindim..
      şiirde yeni sayılırım daha.. şiir zevki zamanla daha gelişir. o zaman daha fazla zevk alırım.. :)
      bu arada hoşgeldin.. kayıptın uzun süredir.. :)

      Sil
    2. hoşbuldum:) iş güç diyelim; aslında yine havada durdum sanırken yere düşmekle mesşguldüm.

      Sil
  5. Şiir güzeldir yahu, keşfetmeniz iyi olmuş. :)

    Yeni keşfettim blogunuzu, ilk yorumumu yapayım dedim. Ben de Kafa Dergi ve Ters Düz adlı bloglarıma beklerim, ikisini ya da en azından ikisinden birini mutlaka seveceğinizden eminim. İyi blog'lamalar! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. @ Mert ! hoşgeldiniz..
      elbette ziyaret ederim bloglarınızı...

      Sil
  6. Şiir okudukça sarar insanı.Aslında onca kelimenin estetikle bütünleşmiş halidir.binlerce sayfalık romanın özüdür,dansıdır,her bir şeysidir işte:) Tagore,Mallarme,Boudlaire de iyidir.Ama Türk şairlerimizin de tadından yenmez şiirleri vardır.hele toplulukta okunup sohbeti edilirse....
    Şiir keyfine devam:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. @Şükran ! evet devam edecem.. :) bilmem ki her nedense uzak kaldım şiirlere..

      Sil

YORUMUNUZ SEVİNDİRİR...