9 Haziran 2019 Pazar

Leyla’nın Evi – Zülfü Livaneli


Livaneli yine harika bir roman yazmış.
Savaşlar, göçmenlik, yurtsuzluk, yuva, ev, aidiyet, göçe zorlanmak, Osmanlıdan Cumhuriyete geçiş yılları, İstanbul..

Leyla hanım - Boğaziçi'nde Bosnalılar Yalısı'nda doğup büyümüş paşa torunu
Roxy –Rukiye – Alamancı kız, iki kültür arasında sıkışmış, aidiyetsiz
Yusuf – iyi kalpli gazeteci çocuk

Eğitimle, kültürle, sanatla beslenmemiş insanların kurnazlığı, açgözlülüğü. savaşların getirdiği trajediler.
Gezegendeki insan türünün büyük çoğunluğu tarafından bunlar vahşet değil trajedi olarak bile değerlendirilmiyor. Savaş hali başkadır çünkü. savaşlarda normaldir. Olur böyle şeyler. Diğer insanı, komşu evdeki, komşu ülkedeki, yada daha uzak diyardaki insanları öldürüyorsun. Malına, mülküne, arazisine el koyuyorsun. Kadınlara, kızlara tecavüz ediyorsun ya da zorla cariye, esir yapıyorsun. Savaş hali ise bütün bunlar normaldir.  
Kimse savaşları sorgulamaz. Neden başka insanlara, başka toplumlara ait olan mallara mülklere el koyarız ki?  


Kitaptan ;
  • Şairlerin dediği gibi, ''Paris güzel bir salon, Londra güzel bir park, Berlin güzel bir kışla ama istanbul güzel bir şehir''di.

  • Boğaziçi'ndeki durgun yaşamın nazlı kadınları seslerini hiç yükseltmez, başlarına ne gelirse gelsin tevekkül ve sabırla dayanır, gözlerindeki acı ve sitem dayanılmayacak kadar artınca da süblime içer ve intihara teşebbüs ederlerdi.

  • Leyla eğer biraz daha zayıf biri olsaydı o anda ağlardı. İçinden ağlamak geliyor, boğazına yumrular tıkanıyordu ama her zaman kendine hakim olmayı bilirdi. Boğaziçi'nin çıtkırıldım nazeninlerinden biri değildi; mantıklı bir insandı. Duygularını belli etmemek üzere eğitilmişti, içi deniz gibi kabardığı anlarda bile ince yüzünün hiçbir adelesi oynamaz, ela gözleri karşısındakine dimdik bakardı.
  • Işin en kötü yanı da dünyanın herkes için cehennem olmadığını, daha iyi, daha mutlu, bir yaşamın varlığını bile bile buna katlanmak...
  • Ailesine karşı tek kalkanı da bu :''Bu kız delidir'' yargısının arkasındaki özgürlük duygusu.
  • Terslik, özgürlüğü erkekleşme gibi anlayarak kadınlığı küçük düşüren ve doğalarını değiştirmeye çalışan kadınlardaydı.
  • Leyla genç bir kız olduğunda, artık diğer insanların içine karışamayacak kadar çok şey biliyordu. Yalnız aile geçmişi değil, eğitim seviyesi de onu sıradan eğitim gören çocuklardan ebediyen ayırmıştı. Bilgisi ve görgüsü, bu gibi durumlarda hep görüldüğü gibi, Leyla'yı ömür boyu bir yalnızlığa itecekti.
  • Ali Yekta Bey, Leyla Hanımın ''saraylı'' edasından çok etkilenmiş, heyecanlanmış, eski günleri bulduğu düşüncesine kapılmıştı. Ne de olsa böylelerine pek sık rastlanmıyordu artık.''Hele İstanbul'u milyonlarca Anadolu köylüsü bastığından beri'' diye düşündü, ''Rumeli asilzadeleri geçmişe ait birer süs haline geldiler.'' 
  • Madem ki insanlar birbirine acı veriyordu, o zaman en güzel şey hayata meydan okumak ve mutlak bir yalnızlığı seçmekti.
  • Bu çocukların neredeyse hiç eğitilmemiş olduklarını görüyordu. Ne bilgi, ne kültür, ne de toplum içinde davranış kuralları. Öylesine büyümüş gitmişlerdi işte. Buna hayret ediyordu.
  • Mücadelelerin, savaşların çoğunun altında mülk kavgası var. Boşalan evler, dolan evler, mülk davaları, insanoğlunun barınma ihtiyacı, başının üstünde bir çatı bulunması temel gereksinimi, tarih boyunca birçok trajediye yol açmış.
  • Bazen insan elinde olmadan hiç istemediği durumlara sürüklenebiliyor. Daha önce aklından bile geçirmediği hadiselerin tam ortasında buluyor kendisini..

Kitap adı: Leyla’nın Evi
Yazar: Zülfü Livaneli
Yayınevi: Doğan Kitap
Sayfa: 284
Baskı: 2012
Tür: Roman

6 yorum:

  1. Ben kitabı okuduktan sonra oyunu da izledim ikisi de mukemmel

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. @ Sev Koz ! Oyunu da mutlaka çok güzeldir. izlemek isterim bu oyunu. umarım denk gelir bir gün.

      Sil
  2. Güzel bir tanıtım olmuş. Livaneli hem aklımda ama sıra gelmiyor bir türlü.

    YanıtlaSil
  3. Okuma listemde olan ama henüz okuyamadığım kitap:(

    YanıtlaSil
  4. Eminim ki çok güzeldir, okuyacağım.
    Bloğunuzu yeni keşfettim ve takipteyim, bana da beklerim sevgiler. :)

    YanıtlaSil

Güzel yorumlarınız için Teşekkürler. .
Saygı sınırına dikkat etmeyen yorumlara kapalıdır.