26 Aralık 2013 Perşembe

Akışı Olmayan Sular - Pınar Kür

Çok güzeldi. Çok beğendim. İlk kez bir Pınar Kür kitabı okudum. Yazar kimliği ile yeni tanışmış oldum. Birbirinden bağımsız 5 öykü var kitapta.  

Kitabı bitirip elimden bırakınca derin bir hüzün duygusu hissettim.

Değişen dünya koşulları, değişen yaşamlar, değişen değerler yada değerlerin öncelik sırasının değişmesi, yozlaşma, 80 li yıllarda İstanbul da aile, toplum, mahalle, toplumun genel kültürü, zihniyeti v.s üzerine insanı hüzünlendirdiği kadar da düşündüren insan hikayeleri..

1980 li yılların başında 50 yaşında bir adamın yaşam sorgulamaları. İstanbul Beyoğlu’nda geçen çocukluk yılları. Musevi ve Rum komşularla iç içe bir yaşam. Anne ile çocuk arasındaki sevgi ilişkisi. Bazen bütün bir yaşam boyunca yaşanan mutluluk veya mutsuzluk anne/baba ile olan sevgi ilişkisinin sağlıklı düzeylerde olup olmamasına bağlı olabiliyor. 

40 yaşlarında bir adamın ta 13 yaşlarında iken aşık olduğu genç kız Leyla…
Çocukluk yıllarında hayallerini süsleyen Leyla’nın acıklı hikayesi..
İnsanın en deli dolu olduğu yıllar. Gençlik yılları. 18 yaşlarında iken Leyla’nın  bir erkekle ilişki yaşaması hayatını karartıyor. Daha doğrusu bir genç kızın böyle bir “suç” işlemesi karşısında aile ve toplumun kahramanca elele vererek kızcağızı ölüme sürükleyişlerinin hikayesi. Bu ilkel vahşi karanlık zihniyete göre böyle  bir suç, ailenin şerefine, namusuna halel getirir. Suçu işleyen kurban edilmelidir.
Önce delirtiyorlar kızı. Sonra günlerden bir gün denizden cesedini alıyorlar.
Aile ve toplum temizlenmiş oluyor..  :(

Nezaket, zerafet, sevecenlik, asalet ve kültür gibi pek çok güzellikleri bir arada taşıyan eski bir İstanbul hanımefendisi Nebile hanım’ın hikayesi.
Zamanla değişen sosyoekonomik yaşamlar..

Kitabın basım tarihi, 2004. İlk baskı ise 1983 müş.
Yazarın kitapları listesinde çoğu roman olan 10 tane kitabı var. (2004 ‘e kadar)

Okunmaya değer ne kadar çok kitap var diye düşündüm. Okunası bir yazar olarak hafızamın bir kenarına kaydettim. 

Şaşırtıcı, tuhaf gelen bir iki noktayı da söylemeden geçmeyim. Aslında 80 li yıllarda ben de çocuktum. Bana çok ta tuhaf gelmemesi gerekirdi. J  ama işte insan o kadar çabuk unutuyor ki..

1.olay :
Adam hastanede yatarken ziyaretine gelen kız kardeşi, hasta odasında püfür püfür sigara içiyor. J

2.olay:

13 yaşında bir erkek çocuğunun gizli gizli yazdığı aşk şiirlerini sakladığı yerde gören anne çileden çıkıyor. Azarlıyor. Bağırıyor. Babaya şikayet ediyor. Büyük bir ayıp işlemiş gibi birlikte iyice bir azarlıyorlar çocuğu. "Bu ne serseriliktir, şairlerin başına neler geliyor biliyor musun, hep zindanları hapisleri boyluyorlar." Çocuğun şiirlerini yazdığı bütün kağıt tomarlarını yakıyorlar.

Altı Çizilenler ;
Niçin kaçtım? Niçin gitmeyi düşünmekten bile kaçındım? Yapmadım. Yapamadım. Yapamadığım, yapmayı istemekten kaçındığım öyle çok şey var ki. Neden? Yaşama sahip çıkabileceğim her an’ı neden kaçırdım? Her türlü yaşamayı neden hep reddettim? Neydi korktuğum? Neden, neden çekindim hep? Kapıyı çaldığımda içeride başka biri olabilir. Ben seviyorum dediğimde birisi gülebilir. Seviyor sansam da başka bir sevdiği vardır. Var sandığım şeyler belki de yoktur. Gülünç olma. Rezil olma. Herkesin içinde ağlama. Sanki rezil olmayı göze alamayan biri yaşıyorum, yaşadım, diyebilirmiş gibi./sf:40

Bir başkasının yaşamını sürdürüyormuşum duygusu sık sık uyanmazdı içimde. Belki arada bir. Şimdiki gibi her anıma egemen değildi. … asıl yaşamımı yaşamadığımı, ama aradığımı duyardım, hiç bulamayacağımı aklıma getirmeyip hemen o sırada bulamadığım, yakalayamadığım için sabırsızlanır, kimi kez hırçınlaşırdım. Şimdiki gibi, asıl yaşamımı yitirdiğimin, hiç yakalayamadan yitirdiğimin bir başkasının yaşamını sürdürmenin bilinciyle bunalmazdım. /sf:97

Bir köprüydüm arada ya da aslında köprünün üstünde gidip gelen bir kişi, iki tarafı da bilen, bu tarafı yeğleyen, ama öte tarafta yaşamak zorunluluğunu doğuştan ister istemez kabullenmiş bir genç kişi. /sf:159

10 yorum:

  1. off o sigara olayı neydi
    otobüste hastanelerde göz gözü görmezdi
    83lüyüm bende
    şimdi daha mı tahammülsüzleştik

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. @darkolive! şehirlerarası otobüslerde çok korkunçtu. :) ya ben hastaneleri hatırlamıyorum. :) nasıl içilir hastanede.inanılır gibi değil. :)

      Sil
  2. http://mavikalemdekiler.blogspot.com/search/label/P%C4%B1nar%20K%C3%BCr Burada yasaklanan kitabı var :)

    Benim de ilk okuduğum Akışı Olmayan Sular'dı.1986 basımı :) Sait Faik Hikaye Armağanını almış bu kitabıyla.

    YanıtlaSil
  3. hep heves etmişimdir kendisinin kitaplarını okumaya.Sadece Aşkın Sonu Cinayettir adlı Mine Söğüt ile yazmış olduğu otobiyyografik söyleyişini okumuştum.Kendisine karşı merakım artmıştır.Nitekim yazdığı romanlarının o kadar başarılı olmadığı,asılacak kadın adlı romanının müjde ar tarafından oynandığını,yanlış hatırlamıyorsam büyük sansasyon yarattığını ve onunla ilgili bir ödül aldığını okumuştum onunla ilgili okuduğum bir yazıda.Beğendiğini söyleyen nadir insanlardansın.İnanıyorum sana.Bulup okuyacağım :-))
    kadının internet sitesi bile kendine özgüydü,dedim ya merak edip hakkında bayağı araştırma yapmıştım kendisinin.tek kitabı kaldı okumadığım,o da tamamlanacak :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. @ Şükran ! hımm iyi tanıyomuşsun. ben pek bilmiyordum. sadece tv programından biliyordum. yorumun sayesinde bayağı bi bilgilenmiş oldum. :) teşekkürler Şükran..

      Sil
  4. Always interesting post..... Happy New Year!!!!!!

    YanıtlaSil
  5. Bende bloguma beklerim. Üzerinde çalışıyorum hala :)
    http://icimdenngeldi.blogspot.com/ :) :) beklerim.
    MUTLU YILLAR :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. @ Gülev ! size de Mutlu Yıllar..
      blogunuza uğrarım elbette..

      Sil

Sadece saygı sınırını aşmayan yorumlara açıktır.
Saygı sınırına dikkat etmeyen yorumlara kapalıdır.
Güzel yorumlarınız için Teşekkürler. .